|
Bilim adamlarının üzerinde uzun yıllar tartıştığı ve
halen bir karara varamadığı bir konudur mantarların ne
olduğu.
Mantar nedir? Bir bitki mi, yoksa hayvan mı? Yoksa, ikisi de
değil de kendi başına bir varlık mı?Mantarlar,hayvanlar
ve bitkiler alemi arasında yer alan canlılar olarak kabul
edilmektedir.Hareket etme yeteneklerinin olmayışı,hücrelerinin
çevresinde bir çeperin varlığı,sporla çoğalmaları
nedeni ile bitki olarak kabul edilirken,klorofil içermemeleri,kök,gövde,yaprak
gibi organlarının bulunmayışıyla bitkilerden farklılık
gösterdiği ileri sürülmektedir.
Mantarlar kök,gövde,yaprak,tohum gibi organlara sahip değildir.Üremeleri
sporlar ile ya da tomurcuklanma ile
gerçekleşir.Aşağıdaki şekilde Beyaz Şapkalı Mantar (Agaricus
bisporus)’un sporlar ile üremesi şematize olarak görülmektedir.
Sporlar,mantarlar için yüksek yapılı bitkilerdeki tohum
gibidir.Mantarlar bu yapıdan meydana gelirler.Şapkalı
mantarların şapkalarının hemen altında Lamel denilen bir
yapı bulunmaktadır.Sporlar bu yapıda oluşurlar.Olgunlaştıktan
sonra rüzgar gibi çevre faktörlerinin etkisi ile etrafa yayılırlar.Uygun
ortam bulduklarında çimlenerek “Primer misel” adı
verilen yapıyı oluştururlar.Bu yapıdan ise “Sekonder
misel” adı verilen yapılar meydana gelir.Üstün yapılı
bitkiler denilen kök,gövde yaprak gibi yapılara sahip olan
bitkilerdeki toprak altı organları,mantarlardaki miseller
olarak düşünülebilir.Misellerin toprak altında yayılımının
ardından mantarın toprak üstü organları olarak kabul
edebileceğimiz yapılar oluşmaya başlar.Toprak üzerinde
ilk meydana gelen yapıya “Primordium” adı verilir.Bu yapı
olgun mantarın taslağı şeklindedir.Primordiumun gelişmesi
ile genç ve olgun mantar meydana gelir.Çok basit olarak
anlatılan bu oluşum her mantar için geçerli olmasa da en
çok bilinen türleri barındıran ve mantarların
sistematikte alt bölümü olan “basidiomycotina” için
aşağı-yukarı aynıdır.
Mantarların
tomurcuklanma ile üremesi için günlük hayatımızda
hamur,peynir vs. yapımında yararlandığımız maya
mantarlarının üremesi verilebilir..Tomurcuklanma, maya hücresinin
tepesinde bir
tomurcuk oluşması
ile başlar.Ardından çekirdek bu tomurcuğa doğru uzamaya
başlar.Uzama sürerken hücre ve çekirdek organelleri
kendilerini eşlerler.Eşlemeler yeni oluşacak hücre içindir.Ardından
çekirdek ve hücre ikiye ayrılır ve yeni hücre meydana
gelir.Bu olay birbiri ardınca devam ederek bir hücreden birçok
yeni hücre meydana gelir.Yoğurt ve peynir vs. yapımında
beklemenin nedeni bu maya hücrelerinin tomurcuklanarak
kendilerini eşlemeleri içindir.Mantarların şekilleri ve büyüklükleri
de birbirinden farklıdır.Beyaz şapkalı mantarlar çıplak
gözle rahatlıkla görülebilirken,maya mantarları gibi tek
hücreli mantarlar ancak mikroskop ile teşhis edilebilir.Sol
tarafta görülen Zeytin mantarı (Pleurotus olearius)
çıplak gözle görünür ve farklı bir yapıdadır.
Sağ tarafta ise Aspergillus cinsi mantarın fotoğrafı
görülmektedir.O kadar küçüktür ki,bu görüntü ancak
elektron mikroskobu ile elde edilebilmiştir
Mantarların
beslenme şekli de üstün bitkilerden çok farklıdır.Üstün
bitkiler gibi klorofil barındırmadıklarından kendi
besinlerini kendileri elde edemezler.Bu nedenle besinlerini başka
canlılar üzerinde parazit ve çürükçül olarak sağlayabilirler.Kültür
mantarlarının yetiştirilmesi için farklı ortamların sağlanmasının
nedeni budur.Mantarların bu özelliklerinin biyolojik denge açısından
büyük önemi vardır.Büyük
yapılar bu şekilde
parçalanarak küçülmekte ve bitkiler tarafından tekrar
kullanılmaktadır.Ancak mantarların bu özelliklerinin büyük
zararları da vardır: Aspergillus ve sol tarafta
elektron mikroskobu ile çekilmiş fotoğrafı görülen penicillium
hastalık etmenidir.Pek çok mantar türünün
insanlarda,hayvanlarda ve bitkilerde hastalık yaptığı
bilinmektedir.Bununla beraber Aspergillus ve Penicillium gibi
mantarların bazı türleri aynı anda büyük faydaları olan
mantarlardır.Özellikle beslenme sanayiinde sık kullanılan
“Glutamit asit” bu mantarlar tarafından sentezlenir.
|